• 0 342 317 33 01

 

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından Cumhuriyetimizin kuruluşunun 95. yıl dönemi nedeniyle düzenlenen “Cumhuriyet Dönemi Türk Sanatı” paneli GAÜN Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

 

 

GAÜN Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Elif Şenel’in moderatörlüğünü yaptığı panele; Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Elmas, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meliha Yılmaz ve Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Necmettin Yağcı panelist olarak katıldı.

 

 

“Cumhuriyetin İlk Yıllarında Çağdaş Türk Resminde Değişme ve Yenileşme” konusuna değinen Prof. Dr. Hüseyin Elmas, Türk toplumunun, biri geçmişte tamamlanmış, diğeri ise hâlâ süren iki büyük değişim ve yenileşme süreci yaşadığını vurguladı. Prof. Dr. Elmas sözlerine “Türkiye’nin kültür ve sanat yaşamında modern evrensel programlara öncekinden daha yatkın ve açık olan bir dönem 1950’li yıllarda başlar ve günümüze değin sürer. Bu süre içinde sosyo-ekonomik yapıda görülen önemli değişmeler doğal olarak düşünce ve yaşam tarzını da etkilemiş, birtakım farklılaşmalara yol açmıştır. II. Dünya Savaşı sonrasında tüm dünyayı saran yeni etkileşim olgularından uzak kalınamamış, yoğunluğu hızla artan uluslararası iletişim, Batı dünyasında geçerli olan üretim ilişkilerinin model alınmaması hususunda, ülkede var olan tavır ve eğilimlere kesinlik kazandırmıştır” şeklinde devam etti.

 

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün resim sanatıyla ilişkisi hakkında katılımcıları bilgilendiren Prof. Dr. Meliha Yılmaz, Atatürk’ün sanatçılarla literatüre geçmiş olan birebir diyaloglarından örnekler sundu. Prof. Dr. Yılmaz, “Atatürk’ün sanat politikalarına bakışını ve uygulamalarını genel olarak üç başlık altında toplayabiliriz. Bunlardan birincisi tanıtıcı nitelikte olup, galeriler, sergiler, yayınlar üzerinden Türk Plastik Sanatlarını tanıtmaya yönelik uygulamaları kapsamaktadır. İkincisi teşvik edicidir. Atatürk her ortamda sanatçıları teşvik etmiş, onurlandırmış ve motivasyonlarını artırmıştır. Aynı zamanda da maddi destekte de bulunmuştur. Üçüncüsü ise Türk Plastik Sanatlar Eğitimi Kurumlarını oluşturmak olmuştur. Bu uygulamaların tamamını tanıtıcı, destekleyici ve güven verici olarak nitelendirmek mümkündür” şeklinde konuştu.

 

 

Öğr. Gör. Necmettin Yağcı konuşmasında Cumhuriyetin ilanından sonra Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet değerlerine yönelik açık alan heykel uygulamaları yapıldığını belirterek, Kurtuluş Savaşı mücadelesini anlatan rölyefler ve heykellerden örnekler sundu. Öğr. Gör. Yağcı, “Burada kullanılan malzemeler geleneksel heykel malzemeleri olup, üretilen heykeller bronz, taş ve ahşap heykellerdir. 1970’li yıllarda sanatçıların endüstriyel malzeme ürünü olan çağdaş malzemeler kullandıklarını görüyoruz. Bunlar da genellikle bireysel çıkışlarla yapılan heykellerdir. Bunlar daha çağdaş görünümlü, soyut kavram içeren heykellerdir. Bu dönem, heykel malzemelerinin çeşitlilik gösterdiği bir dönem olmuştur. Özellikle 1970-1980 sonrasında açık alanlarda farklı malzemelerle heykel üretilmeye başlanmış ve insanlarda farklı bir algı yaratılmaya çalışılmıştır. En önemli algı da teknolojinin sanata katkısı olmuştur” ifadelerinde bulundu.